Koçluk benim için; bir insanın öncelikle duyulduğu, her hâliyle görülüp kabul edildiği, kendi iç sesini daha net işitebildiği yargısız ve güvenli bir alan yaratmaktır.
Her kişinin eşsiz bir ritmi, hikâyesi ve dönüşüm zamanı olduğuna inanırım.
Ve herkesin içinde, doğru temasla ortaya çıkan bir içsel bilgelik vardır.
Koçluk, işte o bilgelik yolunda yan yana yürümektir.
Koçluğun Kalbi
Şefkatli ve yargısız bir alan…
Dönüşümün tohumu işte bu toprağa düşer.
Güvenli zemin olmadan hiçbir filiz yeşermez; koçlukta da ilk büyüme tam burada başlar.
Beslendiğim Olgu
Bir tohumun toprağı delip ışığa çıkması için doğru besine ihtiyacı vardır.
Koçlukta bu besin; meraktan, derin dinlemekten ve içteki kapıları açan açık uçlu sorulardan doğar.
İçindeki bilgelik, acele etmeden… yavaşça…
Her seansta biraz daha frk edilir olur.
Evet, dış dünya bazen soğuk ve zorlayıcı olabilir;
bununla beraber, her oturum seni kendine biraz daha yaklaştıran bir hatırlatmadır.
Bütüncül Bakış
Zihin, beden ve ruh…
Bu üçlü dengede olduğunda filiz kendi zamanında, kendi cesaretiyle gökyüzüne doğru uzanır.
Koçluk da tıpkı bunun gibi:
İncitmeyen, zorlamayan ama büyümeye davet eden bir yolculuktur.

